Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

29 Haziran 2007

Yaz sıcaklarında serinleten diyet haberleri


Bebek beslenmesinde yeni trend: Gelecek için beslenmek
Türkiye’de bebekler 1 yaşına gelmeden, tuzlu, yağlı ve salçalı yemeklerle tanışıyor. Bu da gelecekte onları yüksek tansiyon ve şişmanlık riskiyle karşı karşıya bırakıyor
23.06.2007 Akşam gazetesi'nde haberin devamı



Düz bir karın için 4 öneri
Sağlıklı yaşam için 'diyet' yapmak zorunda değilsiniz, sadece aşağıdaki beslenme stratejilerini alışkanlık haline getirmeniz yeterli
Belinizin incelmesi ve düz bir karın için günde 3000 kalorinin altına inmemelisiniz. Günlük olarak alması gereken kalori miktarından daha az kalori ile beslenenlerin, obezite ile karşılaşma riski diğerlerinden 2,5 kat daha fazla.. Bu nedenle yiyecekleri doğru şekilde seçmeniz oldukça önemli..
29.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



Midede genişleyen hap obezlere umut oldu!

Midenin içinde genişleyerek bir tenis topu büyüklüğüne ulaşan zayıflama hapı geliştirildi
Daily Mirror'ın haberine göre, bu sayede hasta kendini iki saat boyunca
tok hissediyor.
29.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



48 saatlik jet diyet !
Yaz yaklaşırken fazla kilolarınızdan mı dertlisiniz? O zaman bu diyet tam size göre !
The sun gazetesi sağlık servisi tarafından hazırlanan diet programı 2 gün içerisinde etkisini göstermeye başlıyor.
26.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



Noter huzurunda 2 beden zayıfladı
Kilolarından şikayet eden Yeliz Ceylan, 13 günde nasıl 2 beden inceldi?
... 13 gün boyunca iş çıkışı, Lut Gölü'nden çıkarılan inceltici tuzu, sıcak su dolu çay baydardağında eriterek vücuduna sürüp termal şortu giyerek koşu bandında 1 saat yürüyüş yaptı.
26.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



Her gün tansiyon ilacı içen yılda 10 kilo alıyor
Uzun süreli kullanılan tansiyon, diyabet ve romatizma ilaçları kilo aldırıyor.
25.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



Sağlıklı beslenme de sağlıksız olabilir
Bir damla kanla gıda duyarlılık testi yaptırarak hangi besinlerin sizin için yararlı, hangi besinlerin zararlı olduğunu anlayabilirsiniz
Alman bilimadamlarının geliştirdiği ve yaklaşık 2 yıldır Türkiye'de olan ImuPro300 adı verilen kan testiyle hangi besin maddelerinin bünyemize uyumlu, hangilerinin uyumsuz olduğu ortaya çıkıyor.
25.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



İştahınızı kapatın!

Bu yiyeceklerle hem aç kalmadan kilo veriyor, hem de kendinizi sürekli tok hissediyorsunuz
20.06.2007 Vatan gazetesi'nde haberin devamı



Yağ aldırmanın yeni yolu: Islak liposuction
SON yıllarda liposuction yöntemindeki en önemli gelişmenin ‘ıslak liposuction’ olduğunu söyleyen Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Arıncı, “Bu yöntemde liposuction yapılacak bölgelere özel cihazlarla bazı özel solüsyonlar veriyoruz. Ardından o bölgeyi şişirip yağları sıvıyla birlikte geri alarak kanamanın en alt düzeyde tutulmasını sağlıyoruz” dedi.
21.06.2007 Akşam gazetesi'nde haberin devamı



Zayıflatırken öldüren ilaç!
2006’da Fransız ilaç firması Sanofi-Aventis tarafından piyasaya çıkan ve en çok satılan zayıflama ilaçlarından olan Acomplia isimli hap, depresyon ve intihara sürükleyici güdüler uyandırdığı iddiaları nedeniyle yasaklanma aşamasına geldi.
16.06 2007 Akşam gazetesi'nde haberin devamı



Ev kadını diyeti
Herşeyi yiyerek hem kilo verip, hem de sağlık kazanabilirsiniz. Bunu yanı sıra günde en az 8 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Ağzınıza attığınız her lokmayı uzun uzun çiğnemeye de özen gösterin.
Hürriyet gazetesi'nde haberin devamı



Sadece diyet yetmiyor
Sağlıklı bir kiloda olmak istiyorsanız önce vücudunuza giren ve çıkan kalorileri kontrol etmeye çalışın.
12.06.2007 Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU'nun Hürriyet Gazetesi'ndeki yazısının devamı



Yaz kalorilerinden kaçının!

Yaz aylarında ter kaybı ve hareketsizlik yüzünden meşrubat, dondurma gibi kalorisi yüksek besinlerin aşırı tüketimi şişmanlığa neden oluyor.
28.06.2007 Milliyet gazetesi'nde haberin devamı



Diyet tarifleri için kolları sıvayın!
Tatil planlarının yapıldığı şu günlerde az kalorili yiyeceklerden oluşan menünüze, diyet yemek ve tatlılar eklemek ister misiniz?
27.06.2007 Milliyet gazetesi'nde haberin devamı



Obezitede ürküten tablo
Gerek dünyada gerek Türkiye'de obezitenin görülme sıklığı artıyor. Bu, obeziteye bağlı başka hastalıkların da artacağı anlamına geliyor.
25.06.2007 Taylan Kümeli'nin Milliyet gazetesi'ndeki köşe yazısının devamı


Modern çağın hastalığı: Metabolik sendrom

Bel çevresinin artması, tansiyonun yükselmesi, insüline duyarlılığın azalması... Bunlar hareketsiz yaşamın sonucu olarak ortaya çıkan metabolik sendromun belirtileri.
24.06.2007 Star gazetesi'nde haberin devamı

25 Haziran 2007

100 kalori az ye!

Mehmet Öz’ün diyet sırrı..

Prof. Dr. Mehmet Öz, nasıl kilo vermek gerektiğini açıkladı: 100 kalorilik daha az yemek yemek ya da 100 kalori daha fazla harcamak ...

Halbuki Sayın Müftüoğlu çok önceleri söylememiş miydi:

Her gün 1 dilim ekmek az, her gün 1000 adım fazla!.. Bu kuralı uyar ve günde 100-150 kalorilik bir besin sınırlamasını ısrarla sürdürürken günde toplam beş altı bin adım atabilirseniz başarınızın ömür boyu süreceğinden hiç kuşkunuz olmasın.

Bizim ise farklı düşündüğümüzü anımsarsınız...

2004 yılındaki kitabımızda şu satırları yazmıştık:

“Enerji terazisini kontrol altına almak amacıyla kalori hesapları yapmaya uğraşmak, insanca bir yaşamı sürdürmeye çalışan bir birey için hiçbir başarıya ulaşma olasılığı olmayan bir girişimdir. Kalorileri saymaya kakışan, kişinin kendisi de olsa, diyetçisinden, uzmanından destek de alsa, hesapları tutturabilmek imkansızdır.

Enerji terazisini istenilen düzeyde kontrol altında tutmak için kalori sayma girişimlerinin ardında Diyetçi Dayatmacı Zihniyetin dogmatik görüşleri bulunmaktadır. Bu görüşler doğrultusunda, insanlar başarılması mümkün olmayan bir girişime teşvik edilmekte, sonuç ise beslenme süreçlerinin altüst edilmesi ve yemek eyleminin bir saplantıya dönüşmesi olmaktadır.”

Ve eklemiştik:

“Bir diyetçi diyor ki:

Günlük enerji girişinizi 100 kalori azaltın...

Ne demek istiyor acaba?


Öncelikle bu 100 kalorinin nasıl hesaplanacağı sorunu var. Gözünüze 100 kalorilik bir besin kestirip, 'bunu yemiyorum' dediğinizde, günlük enerji girişinizi 100 kalori azaltmış olmanız pek akıllıca gözükmüyor. Hem neye göre 100 kalori azaltacaksınız? Düne göre mi, ayın son gününe göre mi, yoksa perşembelere göre mi? Belki de, ortalama enerji girişlerinize göre, demek istiyordur. İyi de o zaman bu değeri hesaplamanız gerekecektir, bunun da yapılası bir iş olmadığı ortadadır.

Zaten enerji teraziniz diyelim artı 200'de ise, 100 kalorilik azaltmaya rağmen şişmanlamaya devam edeceğiniz anlamına gelir bu.

Ya enerji teraziniz dengede ise: o zaman işler iyice karışmaktadır. Çünkü diyetçiniz bu masumane ve kolay yapılabilir görünen azaltma öğüdünü, sadece zayıflamak isteyenlere değil, şişmanlamaktan korkanlara da vermektedir. Uyduğunuzu varsayalım, ayda 3 000 kalorilik bir eksiyi dayatalım. Yaklaşık 2,5 ayda 1 kilo, senede de 5 kiloya yakın bir ağırlık kaybı demektir bu. Israr edip 10 senecik uysanız bu öğüde, 50 kilo verirsiniz. “İyi ama ben zaten 68 kiloyum, acaba 18 kiloda yakışılı görünür müyüm?” türünden muzır soruların zihniniz bulandırmasına izin vermeyin! Adam, koskoca uzman... düşünmüş taşınmış, insanları iyiliği için, “kolayca uygulanabilir” bir yöntemi gazeteler aracılığıla halkına ulaştırıyor. Mızmızlığın alemi yok.”


“Ortadan, herkesin yararlanması için verilen bu öğüdün, zaten zayıflamakta olan, enerji terazisin eksiye zorlayan birçok insanın ilgisini çekmesi de kuvvetle muhtemeldir. '100 kaloricik daha çaba göstermeliyim, incelmemi hızlandırmalıyım' diye düşüneceklerin de kendilerine reva gördükleri eziyeti artıracakları doğaldır.

'Günlük enerji girişinizi 100 kalori azaltın' gibi sonderece 'sağduyulu ve mutedil' görünümlü bir öğüdü, kalkıp akıl kantarımıza vurduğumuzda, altında ne gibi saçmalıklar olduğunu fark etmekte gecikmeyiz.

Ne var ki bu türden palavraları sıkarken, diyetçilerin güvendiği, ya da beklediği bir şey vardır. 'Nasılsa insanların çoğu, üzerinde düşünme çabasını göstermeyecek, ölçüp biçmeden önerimin bilimselliğine, benim ciddiyetime inanıp, akıllarında mesajın özü olan '100 kalori azaltın'ı tutacaklardır, durum böyle olunca da ağzımdan damlayan her cevher gerçek gibi kabul edilecektir'

Pek de haksız sayılmazlar, diyetçi dayatmacı zihniyetin propagandası, çoğunluğun gözlerini öylesine körleştirmiş ki, diyetçiler ne deseler, ne palvra sıksalar kendilerine inanan kalabalıklar bulabiliyorlar.

Nereye kadar acaba?"