Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

25 Kasım 2015

KISITLAMA MIKROBU ÇÖPE DIZISININ 3 KITABI YAKINDA UCRETSIZ PDF FORMATINDA BURADA

29 Temmuz 2007

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (1)

ZAYIFLAMA DİYETLERİ ÇÖPE
Dr. Ozan Tunçer & Nathalie Tunçer
© 2006 Ozan Tunçer & Nathalie Tunçer
Bu kitabın her türlü yayın hakları Fikir ve Sanat Eserleri Yasası gereğince Nathalie Tunçer ve Ozan Tunçer'e aittir.
Elektronik ortamda kopyalanabilir. Kaynak göstererek, tamamı veya parçalar halinde elektronik ortamda izin almadan yayımlanabilir.


GİRİŞ

“İncelmek ve İnce Kalmak İçin Zayıflama Diyetleri Çöpe” isimli kitabımız mayıs 2003'de okurlarla buluştu. O günden bugüne geçen sürede, bir yandan yeni kitaplarla kilo sorunlarına gerçek ve kalıcı çözümler bulmak isteyenlere yardımcı olmaya çaba gösterdik, bir yandan da satırlarımızda okudukları ile diyet tuzağından kurtulma ve Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı alanların, akıllarına takılan ve çeşitli yollarla (e-mail, telefon, mektup...) bize ulaştırdıkları sorulara doyurucu ve sorunları çözmeye yardımcı yanıtlar vermeye gayret ettik.

“Zayıflama Diyetleri Çöpe” hem içtenlikle savunduğumuz ana fikirleri hatırlatma (ya da bugüne dek satırlarımız ve düşüncelerimizle tanışmamış olanlara neden ve nasıl “kilo sorunlarının bedensel ve ruhsal sağlıklılık koşullarında ancak ve ancak diyetsiz, kısıtlamasız çözülebileceğini” kısaca açıklama), hem de bize yöneltilen soruların içinden en çarpıcı ve en geniş kitleleri ilgilendirebilecek olanlara yanıt oluşturma görevlerini üstleniyor. Diyetleri, enerji kısıtlamalarını elinin tersiyle itip, cesaret ve kararlılıkla Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleyenlerin aldıkları ve bize yansıttıkları sevindirici sonuçlar, bizde çalışmalarımızı, yöntemimizi daha geniş topluluklara ulaştırma isteği uyandırıyor.

Medya, çalışmalarımızı ve sonuçlarını sizlere yansıtmakta zaman zaman çekingen davransa da, bazılarınız “Kısıtlama Mikrobu Çöpe” dizisindeki kitaplarımızla tanıştınız. “Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı”, “Zayıflamak” ve “Şişmanlamıyorum” en basit, en anlaşılır haliyle... Diyetsiz Kalıcı İnceliğin sırlarını sizlere aktarabilmek iddiasındaki eserlerimiz. ONG adını verdiğimiz kendi yayın evimizin ilk ürünleri olan bu kitapları piyasaya sunarken, fiyatları ile kolay ulaşılabilir olmalarına da özen gösterdik.

Okumaya başladığınız eykitap (elektronik yazılımlı...) hem şimdiye dek elimizde birikmiş soruların yanıtlarını hem de bundan sonra blogumuzda ve diğer sanal ortamlarda sizlere nasıl yardımcı olabileceğimizin anahtarlarını içeriyor.

İşte böylesi, bizce, önemli görevleri üstlenen bir eykitabı en geniş okuyucu kitleleri ile buluşturabilme düşüncesi ile tamamen ücretsiz olarak, sizlere sunmak istedik. Beğenilerinizin bu eykitabın başkalarına ulaştırılmasına katkıda bulunabilmesini umut ederek, keyifli eysatırlar diler... blogumuzda buluşalım deriz.

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (2)

NEDEN ZAYIFLAMA DİYETLERİ ÇÖPE ?

Çünkü zayıflama diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.

Kim ki kalkıp da, kilo sorunlarına zayıflama diyetleri ile çözüm bulmaya heveslenirse, daha bu girişiminin ilk anından itibaren, aklına hiç gelmeyecek bin bir çorabın ilk ilmeklerini başına örmeye başlıyor.
Her şeyden önce bilinmesi gereken, diyetlerle verilen kiloların kaçınılmaz olarak ve artarak geri geldiği. Diyetçiler bu gerçeği gizlemek, göz ardı etmek için ellerinden geleni yapsalar da, diyet sıkıntılarına katlanıp... hafifledim, diye sevinenlerin yüzde 99'u bir süre sonra tartıda daha önce hiç görmedikleri kadar yüksek kiloların sevimsizce kendilerine göz kırpmasına tahammül etmek zorunda kalmanın moral çöküntüsünü yaşıyorlar.

Diyet tuzağına düşenlerin ruh sağlıkları bu maceradan ağır yaralar alıyor. Kısıtlamalı Beslenme Süreci'ni psikolojik hasarsız atlatmak mümkün olmuyor.

Beslenmelerine Kısıtlama Mikrobu'nu bulaştıranlar, her türlü önlemi alsalar bile vitamin ve mineral eksiklikleri yaşıyorlar, bedensel erken yıpranmanın tüm sonuçlarına katlanmak zorunda kalıyorlar.

Ve işin cabası, kısıtlamaların gelip aile sofrasına, mutfağına çöreklendiği evlerde ne huzur kalıyor, ne düzen. Herkesin, diğerlerinin lokmalarının bekçiliğine kalkıştığı yuvalarda ne paylaşmanın sevinci, ne de bir masa etrafında toplanıp derdi, tasayı, sevinci ortaklaşa yaşamanın keyfi durabiliyor ayakta.

Anne babadan biri, ya da ikisi birden... diyet yapacağım, incecik olacağım, sağlığımı koruyacağım... rüyaları görmeye başladı mı, farkına bile varmadan çocuklarını şişmanlatıyorlar, ya da çok daha kötü ama hiç de azımsanamayacak bir olasılıkla, yavrularını anoreksi, bulimi gibi çok ağır hastalıkların pençesine teslim ediveriyorlar.

Sözün özü, ne ruh ne beden, ne de sosyal yaşam zayıflama diyetlerinin dayattığı açlığın, kıtlığın yıkıcı etkisinden kendini koruyamıyor. İşte sadece bir kısmını sıraladığımız bu nedenlerle, hiç tereddüt etmeden Zayıflama Diyetleri Çöpe, diyoruz.

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (3)

BÜTÜN ZAYIFLAMA DİYETLERİ Mİ... İSTİSNASIZ HEPSİ Mİ ÇÖPE ?

Hepsi... tümü... tamamı... bilcümle Zayıflama Diyetleri Çöpe !
Çünkü, hangi kılıfa sokulursa sokulsun, hangi janjanlı isimle pazarlanırsa pazarlansın ya da hangi allı pullu beslenme paketinin içine gizlenirse gizlensin, kilo kontrolü için seçilen yöntem zayıflama diyeti olunca sonuç kesinlikle değişmiyor.

Kilolar artarak geri geliyor, diyetleri birbirine ekleyerek hayatlarını kendilerine zehir edenlerin ezici çoğunluğu giderek obezleşiyor, içlerinden minicik bir azınlık ise bakın ben nasıl beceriyorum diyetle ince kalmayı, diye gerinirken ya anoreksiya mentale, ya da bulimia nervosa'nın belirtileri dışardan görülmesin, anlaşılmasın diye olmadık sıkıntılara, anlatılamaz utançları yaşayarak katlanıyorlar.

Binlerce diyet reçetesinin, yüz binlerce diyetçinin cirit attığı, her Allah'ın günü, dakika sektirmeden enselerimizde
“aman dikkat, yediğinize içtiğinize dikkat, aldığınız harcadığınız kaloriye dikkat, lokmayı ağzınıza götürdüğünüz saate dikkat, çatalınızın, tabağınızın büyüklüğüne dikkat, kiminle masaya oturacağınıza dikkat, su şişenizden 15 santimetreden fazla uzaklaşmamaya dikkat, çoluğunuzun çocuğunuzun lokmasına dikkat...”
bozalarının pişirildiği traji-komik ve pek bi global dünyamızda bir tanrının kulu çıkıp da
“bakın ey ahali, benim diyetimle verilen kilolar geri falan gelmiyor, benim yöntemimle zayıflayan bir inceliyor pir inceliyor, bir daha da öyle yok yeniden şişmanladım, yok yeniden diyete ihtiyacım var, demiyor... verilip de bir daha geri gelmeyen kiloların reçetesi ve sırrı bende”
demiyor... diyemiyor.
İçlerinden bir teki bile, reçetelerinin geri tepmemesi açısından emsallerinden üstün olduğunu öne süremiyor.
Sadece bu bile, insanlığın kulağına kar suyu kaçırmaya... diyetlerin ve beslenmede kısıtlamaların gerekliliği konusunda kuşkuların uyanmasına yeterli olabilirdi...

Amma ve lakin, diyetçiler iş pazarlamaya geldi mi öylesine hünerli... ve dünyamızın dört bir köşesinde yazılı sözlü resimli cicili bicili medya organları diyet mesajlarını taşımada öylesine hevesli ki...
İşin özü hep gümbürtüye gidiyor, bal damlayan diyetçi ağızlardan yayılan cümlelerin uğultusunda unutuluveriyor:

“Benim diyetimle zahmetsizce kilo verin... yok siz benim diyetimle aç kalmadan kilo verin... benimkiyle hızlı verin... benimkiyle yavaş... benimkiyle sağlıklı... benimkiyle bilimsel... bilinçli... hipnozla... akupunktur iğneciklerimle şişlenerek... kiiiiişiiiye özel... tarih öncesi insanı gibi... fark etmeden... Girit'li çoban misali...”
Laf bol, Yağ Pazarı'ndan eve kepekli ekmek parası götürmeye hevesliler kalabalık... gel gelelim netice aynen sabit: Diyetle verilen, artarak geri geliyor !!!

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (4)

ZAYIFLAMA DİYETLERİ İLE VERİLEN KİLOLARIN ARTARAK GERİ GELDİĞİNİN DELİLİ, ISPATI VAR MI ACABA ?

Olmaz olur mu, hem de istemediğiniz kadar.

Kısıtlama Mikrobu Çöpe adını verdiğimiz ve diyet çevrelerinin keyfine limon sıktığını şaşırmadan izlediğimiz dizinin daha başı, “Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı”nın 18 ila 21. sayfalarında “Kanıtlardan bazıları” başlığı ile bize en çarpıcı gelen, diyetlerin başarısızlığını-zararlılığını gözler önüne seren satırları, araştırmaları ardı ardına sıralayıverdik.

Gelin, hatırlatma olsun diye bir alıntı yapalım:
“Kilonun Uzun Vadede Muhafazası :
Temel ve Klinik Araştırmalar, Nisan 2004
Başlangıç vücut ağırlığını yüzde 7 ila 10 azaltmak için, birçok kabul gören yöntem olmasına rağmen, kaybedilen kiloların uzun dönemde muhafazası çok daha sorunludur. Kilo sorunlarına çözüm arayanların verdikleri kiloların ilk bir yıl içinde yaklaşık üçte biri, beş yılda ise tamamı veya büyük çoğunluğu geri alınmaktadır. [Department of Health and Human Services (DHSS), Participating Organization : National Institutes of Health (NIH)]

A.B.D. Sağlık Bakanlığı, Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin de katıldığı araştırmasının sonuçlarını yorumlarken, işte yukarıdaki satırlarla, daha 1959'da Stunkard – McLaren – Hume tarafından yayınlanan çalışmanın (The results of treatment for obesity. Archives of İnternal Medicine. 1959. 103, 79-85) sonuçlarını bir kez daha doğruluyor.

Ne zaman gerçek bilim adamları, yeterince uzun süreye yayılan ve yeterince geniş bir denek kitlesi üzerinde bir araştırmaya kalkışsalar, hep aynı sonuçlarla karşılaşmışlar. Ama ne hikmetse, çoğu zaman bu acı gerçekleri kendileri tespit eden kuruluşlar bile, hiçbir şey olmamışcasına kitlelere diyetler önermeye devam etmişler. Ondan sonra da “vah efendim bu obezite niye patladı acaba, niye insancıklarımız diyetlerini bozuyorlar acaba”
sızlanmaları, yanıp yıkılmaları.

“Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı”nda ayrıntılarını bulacağınız kanıtlardan sadece oldukça taze (2004) bir örnek vererek, dikkatinizi bir kez daha diyetle zayıflamaya, ince kalmaya girişmenin umutsuzluğuna çekmek istedik.
Bundan böyle, yeni araştırma sonuçları elimize ulaştıkça “blog”umuzda sizleri haberdar etmeyi de kendimize görev bileceğiz.