Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

20 Ocak 2007

Çaylı kek yağsız olur mu? Oluyormuş... hem de nefis!



Söz verdiğim gibi, portakal kabuğu şekerlemesi ile yaptığım kekin tarifini sizlere sunuyorum. Aslında, bu tarifi bloga koymadan önce tereddüt ettim... hani kalkıp da “bakın onlar da keklerini yağsız yapıyorlarmış” derler mi acaba, diye düşündüm. İrlanda kökenli bu kekte ne tereyağ, ne margarin ne de bir damlacık sıvı yağ yok!!! Ama İngiliz adaları sakinleri ince kek dilimlerine tereyağ sürüp yemeyi seviyorlarmış... seçenek sizin, biz iki türlü de denedik... oğlum yağsız, ben üzerine yağ sürerek yemeyi seviyorum.
Fark ettiğiniz gibi, kekin yağsız hazırlanıyor olması, light arayışından değil (ZDÇ'ye yakışmaz) elbette.

Yağsız çaylı kek
Tariflerimde kullandığım su bardağı 200 mil.lik
2 ½ su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 yumurta
1 tatlı kaşığı tarçın
½ tatlı kaşığı zencefil
2 -3 tutam yenibahar
1 tutam tuz
1 su bardağı kan üzümü
1 su bardağı kuru üzüm
½ su bardağı küçük küpler şeklinde doğranmış portakal kabuğu şekerlemesi
1 su bardağı toz şeker
1 ½ su bardağı koyu çay demi (300 mil. olarak ölçmeye özen gösterin)

Bir gün önce:
  • Üzümleri, şekeri ve portakal kabuğu şekerlemesini bir kaseye koyun.
  • Koyu bir çay hazırlayın ve kasedeki malzeme üzerine dökün. Üstünü örtün ve tüm bir gece dinlenmeye bırakın.
Ertesi gün:
  • Fırınınızı 180°ye ısıtın, kek (baston... yaklaşık 26 cm uzunluk) kalıbınızı -mutlaka- yağlı pişirme kağıdıyla kaplayın... bu kek yapışmaya eğilimli!!!
  • Un, kabartma tozu, baharatlar ve tuzu bir kaba eleyin.
  • Bir yumurtayı çırpın ve üzümlü karışımınıza ekleyin, iyice karıştırın. Bu karışımı unun üzerine dökün. Tekrar iyice karıştırın.
  • Kek kalıbınıza aktarın ve fırında 20 dakika 180°de pişirin, sonra 160°ye indirip yaklaşık 50 dakika daha pişirmeye devam edin. Kekinizin üstünün yanmasını önlemek için, arzu ettiğiniz renge geldiğini görünce, üzerini yağlı kağıtla örtün.
  • Pişip pişmediğini kontrol edin. Kekinizin ortasına batıracağınız bir bıçak, hamur izi olmadan çıkarsa, pişmiş demektir.
  • Fırından çıkarttıktan sonra kekinizi 5 dakika bekletin ve sonra kalıptan çıkartın.
Kekinizi ılık veya soğuk olarak sunun. Eğer ertesi günü bekleyecekseniz, streç film'de muhafaza etmenizi öneririm, böylece tüm tazeliğini koruyacaktır.

Rimonabant... İlerleme Yok, Xenical, Reductil... Uzun Vadede Etkileri Bilinmiyor

Son günlerde gazete ve dergilere yansıyan ilgi çekici bir haberin başlığı:
“Zayıflama ilaçlarının uzun vadedeki güvenilirlikleri bilinmiyor.”

Kanada'lı araştırmacılar Dr. Raj Padwal ve Dr. Sumit Majumdar, obeziteyle mücadelede kullanılan ilaçların, güvenilirlikleri ve etkilerine ilişkin verilerin eksikliğini tespit ettikleri ve Lancet dergisinde yayımlanan makalelerini hazırlamak için, şu anda piyasada olan iki molekül (sibutramin ve orlistat, ilaç isimleriyle ilki Reductil-Meridia, ikincisi ise Xenical-Zelium... ülkelere göre aynı ilacın isimleri değişebiliyor) ile ilgili son 6 yılda yapılmış araştırmaları değerlendirmiş ve makaleleri gözden geçirmişler; Kuzey Amerika'da (FDA-Amerikan Gıda ve İlaç Konseyi henüz onayını vermiş değil) piyasada olmayan ancak bazı Avrupa ülkelerinde satışa sunulmuş olan Rimonabant molekülü (ilaç ismi Acomplia) üzerine de aynı türde bir çalışma yürütmüşler.

“Hekimlerin güvenli ve bilinçli olarak hastalarına bu ilaçları yazabilmeleri için, gerekli olan bu moleküllerin uzun vadedeki etkileri üzerine veriler yeterli değil, hekimlerin ilaçların beklenen yararlar-alınan riskler konusunda bilinçli davranabilmelerini sağlayacak araştırmalar gerekli ” sonucuna varan Kanada'lı 2 doktor, bu ilaçların geniş ölçüde kullanılmasından önce, obezite'ye bağlı hastalık ve ölümleri önemli oranda azalttıklarının klinik araştırmalarla desteklenmesi gerekir, diyorlar.

Bu araştırmayı yorumlayan Yale Üniversite'si Tıp Fakülte'sinden Dr. David L. Katz'ın sözcükleri de kayda değer: “Kilo kaybı için kullanılan ilaçların tarihçesi cesaret verici değil. Şimdiye dek FDA tarafından onaylanmış olan iki ilacın büyük bir etkinlikleri yok ve potansiyel ciddi yan etkilere sahipler ve ancak alınmaya devam edildikleri sürece etki gösterebiliyorlar... İlaç tedavisini obeziteye karşı kullanarak, insan metabolizmasının temel faaliyelerini yeniden yönlendirmeye çabalıyoruz. Olağanüstü yüklü bir toksisite ve yan etkiler faturası ödemeden başarabileceğimizi sanmıyorum.”

Hemen hemen aynı günlerde, çok saygın ve bağımsız Fransız Prescrire dergisi redaktörleri de, zayıflamada kullanılan ilaçların “çok göreceli” etkinlikleri üzerine eğilmişler ve yayımladıkları “Rimonabant ile ilerleme yok” başlıklı kısa bir yazıda şunları okuyabiliyoruz:
“Erişkin obezlerde, rimonabantın başlıca yararı yılda 4-5 kiloluk bir kayıp, ilaç tedavisi durdurulduğunda, süratle başlangıç kilosuna dönülüyor, ve tüm bunlar istenmeyen etkilerin bedelini ödeyerek gerçekleşiyor... psişik (anksiyete, depresyon), nörolojik (baş dönmesi hisleri) ve sindirim sistemi (bulantılar, kusmalar) istenmeyen etkileri ortaya çıkıyor.”

Bizim görüşümüzü biliyorsunuz... zayıflamanın ne ilaçla ne de başka bir yöntemle bedene dayatılamayacağını düşünüyor, deneyimlerimizle her geçen gün yeniden öğreniyoruz. Ve biraz da sevinerek, ne zaman uzun süreye yayılan, ciddi bilimsel araştırmalar yapılsa bu görüşlerimiz destekler doğrultuda sonuçlar verdiğini gözlemliyoruz... Ve bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyoruz... ne bugün, ne de yarın bedeni ruhsal veya bedensel (ne yazık ki çoğu zaman ikisi birden) ağır zararlara uğratmadan insanları zayıflatacak bir molekül yok, olması da mümkün değil!

10 Ocak 2007

And the winner is...

And the winner is... et le gagnant est... ve kazanan...

2007'nin bu ilk ayında, yarattığımız bir şeref ödülünü sizlere duyurmanın sevinci içindeyiz:

Altın Çöp Tenekesi !!!

Bu ödülü en uçuk ya da en çılgın zayıflama yöntemlerine vereceğiz.

Veee ilk Altın Çöp Tenekesi'nin sahibi... Diyet patch'ları. Bu kategori'de özel ödüle de Hoodia içeren “Türk Diyet Patch”larını layık gördük.

İlk ödülümüzü kime vereceğimizi düşünürken, İnternette karşılaştığımız ve bizi gülmekten yerlere yatıran bir şikayet (yeterince yapışkan olmadığı için patch'lar yerinde durmuyormuş) ilk ayın talihli yöntemimini kolayca belirleyebilmemizi sağladı.

Aman hatırlatın, şu Hoodia Gordoni üzerine gerçekleri (?) bir yazımızda ele alıverelim!

04 Ocak 2007

Nathalie sizin için denedi... citrus sinensis şekerlemesi


Eph200 başlıklı yazımızda, citrus aurantium ve sinefrin'den söz ettikten sonra, aklıma portakal kabuğu şekerlemesi hazırlama fikri geldi ve tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Bazıları için “sihirli” zayıflatan “doğal” ilaçlara malzeme oluşturan portakal ya da turunç kabuğu, bizim evde lezzetli bir şekerleme yapmaya yarıyor. Aslında turunç bulup yapmam gerekirdi ama portakal (citrus sinensis) kullandım... ne de olsa bulması daha kolay.

Portakal Kabuğu Şekerlemesi

6 portakal

  • Portakalları sıcak su altında yıkayarak iyice temizleyin.
  • Portakalların alt ve üst kısımlarını keserek çıkartın, sonra kabukları dörde kesin ve portakalı soyun. Elde ettiğiniz kabukların içindeki beyaz bölümleri mümkün olduğunca çıkartın.

  • Kabukları su dolu bir tencereye atın, bir tatlı kaşığı tuz ekleyin, beş dakika kaynatın. Sudan çıkartacağınız kabukları (renklerini yitirmemeleri için) soğuk sudan geçirin. Tencerenizin suyunu yenileyin ve aynı işlemi 3 kez daha tekrarlayın. İlk seferden sonra tuz eklemeniz gerekmez.
  • Kabukları 1 santimetrelik ince dilimler halinde kesin.

Şurubun hazırlanması:

3 su bardağı (200 ml) şeker

3 su bardağı su

  • Bir tencerede şeker ve suyu (3'er su bardağı) ısıtın, şeker eridiğinde kabukları ekleyin. 5 dakika kaynatın. Ateşi söndürün ve yaklaşık 1 saat soğumaya bırakın. Bu işlemi de iki kez daha tekrarlayın.
  • Tenceredeki kabukların üzerine bir tabak yerleştirin ve sabaha kadar bekletin. Tabağın ağırlığı kabukların şurup içinde kalmasını sağlayacaktır.
  • Ertesi sabah, tabağı kaldırın. Şurup içindeki kabukları 5 dakika kaynatın. Ateşi kısarak yaklaşık 1 saat kadar pişirin. 1 saatin sonunda tencerenin dibinde çok az şurup kalmalı. Bu aşamada dikkatli olmanızı ve kabukları yakmamanızı öneririm, bunca uğraşınızın boşa gitmesi yazık olur. Ateşi söndürün, ılınmaya bırakın.
  • Kabukları bir yağlı kağıt üzerine birbirlerine değmeyecek şekilde dizin. Bir gün boyunca kurumaya bırakın. Sonra cam bir kavanozda ya da plastik bir kutuda muhafaza edin.

Şekerlemelerinizi eritilmiş çikolataya batırarak ya da sade yiyebilirsiniz. Kısa zamanda bu şekerlemeleri kullanarak yaptığım bir kek tarifini de sizlere ileteceğim.


Nathalie