Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

22 Kasım 2006

Kitaplarımızı bulabileceğiniz

Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisini ve "Yaşamın İlk Yıllarında Miniklerin Yemek Keyfi"ni kitapçılarda ve internet kitap sitelerinde bulabilirsiniz:
Kitap Dostu
estore
Kitapyurdu
idéefixe


Anoreksi can almaya devam ediyor

İnternet sayfalarında dolaşırken fark ettim:
Sao Paolo'da ölen 18 yaşındaki anoreksik manken Japonya, Çin, Meksika... ve Türkiye'de çalışmış. Acaba bizim diyetçilerden sağlıklı beslenme reçeteleri almış mıdır, sorusu aklımı kurcalıyor.

Bulimi

Diyetçilerin yalanlarının, palavralarının tüm delilleri, zayıflama diyetlerinin (ve zayıflamayı dayatan tüm yöntemlerin) içyüzü... anoreksik ve bulimiklerin “cehennem”inde tek ve kısa bir cümleye sığacak kadar berraktır: “İnce olmak istemiştim”.

21 Kasım 2006

bir kilo yağ yakmak için

"Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı"nda

... bir kilo yağ yakmak için... 125 kilometre yürüyüş gerekirmiş... yüz yirmi beş bin metre... kim bilir kaç adım eder?... günde yarım saat yürüyün, deyip duruyorlar... yarım saatte benim tabanvayların gidip gidebileceği iki buçuk kilometre, etti mi 50 gün... elli gün, günde yarım saatten yürüyerek 1 kilo yağ yakabilirmişim... iyi de ben o elli günde kaç kez yer bitiririm o bi kilocuk yağı... hiç düşünen yok!... paşa paşa evimde oturup diyet mi yapsam?


Sporla zayıflamaya çalışmak ile zayıflama diyeti yapmak arasında... enerji terazisine yaptırılmak açısından hiçbir fark yoktur...

Ha -örneğin- eksi 700 kaloriyi dayatan bir diyet yapmışsınız, ha yediklerinizi azaltmayarak ve bittabi ki artırmayarak, günlük harcamalarınızı spor, egzersizle -yine örneğin- 700 kalori artırmışsınız...
Ha Ali Veli, ha Veli Ali... bedeniniz “ııh”, dediğinde katlanacağınız sonuçlar aynı olacaktır.

Sporla zayıflamaya kalkışmak çoğu kez farkına bile varmadan... zayıflama diyeti yapmaktır...

diye yazmıştık. Güncelliğini koruyor.

20 Kasım 2006

Spor şişmanlatıyor mu?

Spor şişmanlatıyor mu?
Soruyu hep “spor zayıflatıyor mu” şeklinde duymaya alıştık. Yaygın diyet mantığının bir parçası olarak hareketin artırılarak kalorilerin yakılabileceği, böylelikle fazla kilolardan kurtulunabileceği fikri diyetçiler tarafından yoğun olarak kullanılıyor. Bizse soruyu farklı bir şekilde oluşturarak, sporun ve hareketin kilo kaybında yararlı olup olmadığının daha net görülebileceği kanısındayız.

Eğer, spor yaparak ya da hareketi artırarak... kalorileri yakabileceğiniz, zayıflayabileceğiniz, düşüncesi kafanızda yer etmeye başlarsa ve özellikle bu doğrultuda hareketlenmeye girişirseniz... bakın neler olur:


Öncelikle, hareketi artıran bir kişi, yaptığı harcamaları yukarı çekmiş olur... bunun neresi kötü, böylece daha kolay yakarım, diye düşünenler... çok basit bir gerçeği göz ardı etmektedirler... Harcamaları artan bir beden, buna ihtiyaçlarını artırarak cevap verir, yani insanın karnı daha çok acıkır! İşin püf noktası da zaten buradadır. Harcamalarınızın arttığının tespitiyle, taleplerini de artıran bedeninizin isteklerine nasıl yanıt vereceksiniz?

Ya, artan talep doğrultusunda daha çok yemeye başlayacaksınız... böylece daha üst bir düzeyde yedikleriniz ve harcadıklarınız arasında yeni bir denge oluşacak... yani ne zayıflayacak, ne de şişmanlayacaksınız.

Ya da, “bu kadar sporu boşa yapmıyorum, herhalde” mantığıyla... bedeninizin isteklerine cevap vermeme kararı alacaksınız... karnınız acıksa bile yememeye, ya da en azından sofradan karnınızı tam olarak doyurmadan kalkmaya çalışacaksınız. En basit anlatımıyla “sporla zayıflıyorum” zannederken... aslında zayıflama diyetine koyulacaksınız. Bir süre sonra da, tüm diyetzedelerde olduğu gibi... sizde de denetim kayıpları baş gösterecek... ve diyetle zayıflamaya kalkışanların yüzde doksan dokuzunun başına gelen sizin de kaçılmaz kaderiniz olacak... verdiğiniz kilolar artarak geri gelecek... yani şişmanlayacaksınız!

Sporu, sadece sporun zevki, ya da sağlıklılık için yapanlar eğer işin içine enerji kısıtlaması bulaştırmamayı becerirlerse... onlar için şişmanlama riski yok.

Ancak, bu işe “kalori yakma... fazla kilolardan kurtulma” hevesi ile kalkışanları, kısaca özetlediğimiz mekanizmayla, SPOR ŞİŞMANLATIYOR!

Tabii bir de, sporla inceleyim, rüyalarına kapılıp... anoreksik, bulimik olanlar var. Onlardan da ilk fırsatta söz edeceğiz.

10 Kasım 2006

Diyet mantığı A'dan Z'ye yanlış

Diyetçiler'e kulak asarsanız, kilo sorunlarının çözümü, en azından kağıt üzerinde kolay: "Daha az yiyecek, daha fazla hareket edecek, yüksek kalorili besinlerden uzak duracak... bedeninin tepkilerine de irade gücünle direneceksin!".

Binlerce diyet reçetesinin , sayfalarca beslenme öğüdünün özü işte bu kadar basit. Basit ama yanlış. İnsanların şişmanlamasına yol açan gerçek nedenlerin bir güzel gizlenmesini sağlayan, koca bir palavra. Palavra çünkü, şişmanlamanın başlamasına yol açan yemek yemek, fazla kalorili şeylerle beslenmek, ya da az hareket eder olmak değil, tam aksine, kiloları verme ya da kontrol etme hevesiyle yemek yemekten kaçınmaya girişmek.

Nasılsa, blogun özgürlüğünden yararlanıp konuya uzun uzadıya döneceğimi bildiğim için, bu satırlarla karşılaşanları şaşırtma riskini göze alarak açık açık yazabilirim: Yemek yemekten ürkmeye, karnını doyurmaktan çekinmeye başlamak... kilo sorunlarının ilk adımını oluşturuyor... veee... şişmanlık da, obezite de... bulimia nervosa da, anoreksiya mentale de... hepsi işte bu zeminde tomurcuklanıp boy atıyor! Her türden kilo sorununun başlangıç noktası kendini kısıtlamada ya da kısıtlama ihtimali karşısında bulan bedenin tepkisidir.

Günümüzde, dünyanın dört bir yanında ne sınır, ne de dur durak tanımadan yayılan "Obezite Salgın'ının" tek sorumlusu ise insanları bile bile yanıltan Diyetçi Propaganda'dır.

Yazdıklarımın, kontrol edilebilir delillerini sunacağımdan kuşkunuz olmasın.