Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

29 Temmuz 2007

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (25)

EVİN YENİ HÂKİMİ
“Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı” sayfa 141-142


Kısıtlama mikrobu’nun tek ve mutlak hâkim’e dönüşmeye başladığı evlerde... sofrada keyifle yemek yemek, dertleri, tasaları, sevinçleri paylaşmak gibi insani davranışlar yerini süratle yoğun ve sürekli bir gerginliğe bırakacaktır.

Ailesel kısıtlama ortamının hüküm sürdüğü bir evde dünyaya gözlerini açan, yaşamını sürdürmeye çalışan çocukları nice güçlükler, tehlikeler beklemektedir:

Acıkma, doyma, tokluk sinyallerini yitiren ebeveyn, çocuklarının beslenme duyumlarını anlayıp doğru yorumlama yeteneğine sahip değildir...
İnce olmak, şişmanlamamak hep gündemdedir ve bu ortamda büyüyen çocuğun kilo korkusuna yakalanmaması olası değildir; çocukların, şişmanlarlarsa anne ve babalarının kendilerini sevmeyeceklerini düşünebilmesi bir başka güçlü ihtimaldir...

Arkadaşlarının şişko diye alaya aldığı bir çocuk “şişko, kötü, değersiz” olmadığının anne ve babasının dudaklarından dökülmesini beklemekte, ama çoğu kez “sen de yediklerine biraz dikkat et... güzelim” türü uyarılarla karşılanabilmektedir...

Sofra düzeni ya çok bozulmuş, ya da tamamen ortadan kalkmıştır. Yemekler ortak sofrada değil, neredeyse kaçamaklarla yenmektedir; çocukların neyi sevip sevmediklerini, nelerin karınlarını doyurabileceğini öğrenebilecekleri aile sofrası eğitici, model oluşturucu özelliklerini yitirmiştir...
Besin yelpazesi daralmış, “şişmanlattığı” gerekçesiyle birçok gıda bu yelpazeden çıkartılmıştır; vitamin, mineral ya da besinsel yapı taşları eksiklikleri pusuda beklemektedir...

Kendi kilo sorunlarını çözmekte güçlük çeken, başarısız olan anne-baba kilo korkularını çocuklarına eksiksiz aktarmaktadır...

Anne - baba, çocuklarının gelişim eğrilerindeki doğal hızlanma ya da yavaşlamaları yorumlayamamakta, 6 yaş civarındaki fizyolojik yağlanma atağı, ya da erginliğe geçişteki fizyolojik “kalınlaşma”, “eyvah, yavrumuz da şişmanlıyor” korkusunu depreştirip ebeveynin kısıtlamaları çocuğa da dayatma girişimlerine dönüşebilmektedir...

Çocuklarda... Gençlerde...
Anoreksiya... bulimia... şişmanlık... obezite...
Hiçbiri nedensiz değil.