Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

29 Temmuz 2007

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (23)

EVDE ÖNLEM ŞART
“Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı” sayfa 139-140


... “Çocuklarla birlikte oturmamalıyım masaya. Onlara hazırladığım yemeklerden yiyorum, tabaklarında kalanları bitiriyorum, dikkatim dağılıyor... çok yiyorum... benim için çok tehlikeli... ben önceden yemeliyim, onlara da ayrı sofra hazırlarım”...
Evde diyete başlayan tek bir kişi bile olsa, bunun eve, paylaşılan hayata yansımaması imkansızdır.
Kimisi kendi “diyetetik yemek ve düzenini” diğerlerine dayatmaya kalkışır... kimi de çareyi ayrı, hatta gizli yemekte bulur.

Bir çok diyetzede için “boğazını tutmayı” başaramadığını itiraf etmek göze alınabilir, dayanılabilir bir yük değildir.
... “Anlatmaya kalksam da anlamazlar” ... “Nasıl olur da, herkesin becerdiğini ben yapamıyorum, anlayamıyorum kendimi”
derken yaşanan yoğun utanç duygusu diyet kurbanını saklanmaya, diğerlerinden uzaklaşmaya itmektedir.

... “Dur senin yemeğini ısıtıp getireyim... ben bakarım kapıya... haberleri izleyeceğim, siz yiyin”...
Bir bakarsınız, sofraya birlikte oturduğunuz kişi buharlaşmış... bir o, bir bu diye gitmiş, gelmiş... yemeği “asgari hasarla” atlatmaya çalışmıştır.

Aynı çatı altında yaşayanlardan birinin, beslenmesini denetim altına almaya başlaması, kaçınılmaz olarak ailenin diğer fertlerini de etkilemektedir. Hazırlanan yemekler değişmekte, “light”laşmakta, alışılmış, sevilen gıdaların sofraya gelmesi ise seyrelmektedir. Kısıtlamadaki kişi yaptığı işin doğruluğuna inanarak çevresindekilerden de “doğru beslenme kurallarını” benimsemelerini isteyebilmekte... bazen diğerlerini de etkileyip, bu sürece çekebilmektedir...

Ama tersi de mümkün! Olup bitenlerin, neden aç kalmaları gerektiğini anlamayan diğer fertlerin yoğun tepkisine yol açması olasılığı da var. Böyle olduğunda, diyet yapmaya çalışan kişi diğerlerini, açıktan veya kendi iç dünyasında gizlice, zayıflamasını kösteklemek için ellerinden geleni yapmakla suçlamaya koyulabilmektedir.

Aile fertlerinin birden fazlası diyet yapıyor olsalar bile,
farklı inanışlar sorunlara, sürtüşmelere yol açabilecektir. Örneğin biri “şekeri, tatlıyı kesmeye” çalışırken, diğeri “kahvaltı şart” diye tutturup sabahın köründe kalk boruları çalmaya başlayabilecek... içtimada eksik olanları hizaya sokmaya çalışabilecektir.

Aynı önlemlerin gerekliliğine inanılsa bile, kısıtlamalı beslenme sürecindeki ailenin sofrası dertsiz, sorunsuz olmayacaktır. Diyetzede’lerden biri sofra ve yenenler üzerinde kontrol kurmaya kalkıştığında, diğerlerinin tahammül sınırlarını zorlayabilecek, ya da tam tersi olacak, diğerlerince laçkalıkla suçlanabilecektir. Organizmalarının göstereceği farklı yoğunlukta ve farklı zamanlardaki denetim kayıpları da ayrıca problem yaratabilecektir:
“Sende kabahat, getirmeseydin tepsiyi, ben yemeyecektim”.

Herkesin diğerlerinin bekçisi olmaya yeltendiğinde, gizleme eğilimlerinin... diğerlerine duyulan hınçların alevlenmesi, çoğu kez “tıkınmaların” bahanesini oluşturabilecektir.