Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

29 Temmuz 2007

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (20)

KUŞA BÖCEĞE REZİL OLUYORUZ
“Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı” sayfa 99-100


Diyetçiler gece demez, gündüz demez... o ekran senin, bu gazete benim, insanları bilinçlendirebilmek için... canlarını dişlerine takıp... koşuşturur dururlar...

Ve üretirler:

Yağ oranlarını şıpır işi ölçen cicili bicili tartılar,
Tadından yenmez... diyet ve light ürünler...
Ter kokularının aeroaspirasyonla (?!) hüüp diye emiliverdiği, insanın “yatağı sersem de şurada bir uykucuk çeksem” arzularının, “bu mis gibi havada biraz daha gayret... koşu bandına dayan” iç emirlerine karıştığı ultramodern spor salonları,

Nedendir bilinmez, piyasaya sürülmelerinden sonra şöyle bir sekiz on yıl geçmeden... ağır bedensel hasarları bir türlü saptanamayan... ama “çıktıklarında” mucize adlandırımını tartışmasız sahipleniveren “zayıflama ilaçları”,
Promosyonlu ve kredi kartına taksitli diyetçi seansları,
Yaz veya kış hiç fark etmez... zayıflama adaylarının hizmet ve kullanımına sunulur.

Ve hafifleme arzularına gem vuramaz hale getirilenler...
“En önce ben hafifleyeceğim”, “en genç ben olacağım”, “en sağlıklı, en kaliteli, en uzun ben yaşayacağım”, diye diye diyet medyasının seçkin yazı dizileri, mesmega diyetçilerin “en sağlıklı önerileri” peşinde koşmaktan bitap düşerler...

Kendilerine “öğretilenlerin” gün aşırı değişmesinden, dünün “doğru” besinlerinin bugün yanına bile yaklaşılmaması gereken “kalori bombaları”na dönüşmesinden... kafaları bulanmış, çareyi antidepresanlarda, psikoterapilerde... kişisel gelişim, nirvanaya erişim programlarında arar, o da olmaz falcıya, üfürükçüye, transandantal lavmancıya bel bağlar... ve bu uğurda hiçbir masraftan kaçınmazlar...

Hint yağı içmeye, dişlerini diktirmeye, midelerini küçülttürmeye, kullandıklarını zayıflama ilacının “minicik” yan etkisine katlanıp, çocuk bezi ile dolaşmaya bile gıklarını çıkarmazlar...
Ama... bunca uğraşa, bunca fedakârlığa rağmen...
Toplu ve global olarak şişmanlamaya devam ederler.

Varsın, Dünya Sağlık Örgütü... “glisemik endeksi düşük gıdalarla beslenin... az yiyin... hareketi artırın” desin...
“Çok biliyorsa gelsin kendisi yapsın” dercesine... koskoca bir İnsanlık Âlemi... otun, ağacın, kuşun, böceğin gözleri önünde, göz göre göre şişmanlamakta, epidemik bir hızla obezleşmektedir.