Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

29 Temmuz 2007

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (19)

AMA BEN BAŞARMIŞTIM
“Zayıflama Diyetlerinin Kara Kitabı” sayfa 82-84

Diyetlerle incelmeye teşebbüs edenlerin çoğu... başlangıçta “sonuç” almakta, hepsi hayal ettikleri kadar hafifleyemeseler de... kimi kaynaklara göre yüzde seksen beşi bir miktar zayıflayabilmektedir.

İşte bu başlangıçtaki “başarı”, kiloların sonrasında fazlasıyla geri geldiği gerçeğinin anlaşılabilmesini engellemekte... geçici ağırlık kayıpları insanların defalarca aynı tuzağa düşürülebilmesinin yolunu açmaktadır.

Bu süreçte başarılar “doğru beslenmeyi” önermiş olan diyetçilerce üstlenilmekte... diyetzedelerin bahtına ise başarısızlıklar ve verilen kiloları geri almış olmanın suçluluğu düşmektedir.

... Çok başarılı bir diyet reçetesi idi, uyabildiğim sürece şıkır şıkır verdim kiloları, çok güzel sonuç aldım. Biliyorum, doğru beslenmeyi başarmıştım o dönemde... ne etmeye aldım ki ben bu kiloları geri? Zayıf iradelinin biriyim işte. Şimdiki halimden hiç ama hiç memnun değilim... yememem gerekenleri yiyorum, kötü, yanlış besleniyorum ve kendime ne kadar yapma, desem de çok fazla yiyorum. Tekrar kendimi zapt-u rapta almam, bilinçli beslenmem gerek... bir becerebilsem yine kilo verebileceğimden kuşkum yok. İncecik insanları gördükçe içim gidiyor ama bir yandan da iyice kafam karışık, hangi diyeti yapmalıyım acaba?... eski diyetçime gitmeyi denesem... fiyatları da iyice artmış, diyorlar... daha hızlı bir yolu olmalı bu işin... nasıl bulacağım o yolu?...
Lanet olsun, diyorum zaman zaman... yok olsa tüm yenecekler... kökünden hallolsa derdim... yine aklım yemekte... yine yiyeceğim... ve sonra... ne olacağım ben?...
Yaptıkları diyetlerle kilo verebilenlerin, kendi deyimleri ile “sonuç” alanların aklına “diyete uyabildikleri dönemdeki beslenmenin doğru olduğu” inanışı gelip yerleşiverir.
Diyet bitip, bırakılıp kilolar fazlasıyla geri geldiğinde, bu inanış, silinmek şöyle dursun daha da kuvvetlenir.

Bedeninin geliştirdiği tepkilerle, beslenmesi üzerindeki denetimi yitiren birey, yemeye başladığında... kendisinden korkuya kapılır... çünkü çok, daha önce yemediği kadar büyük miktarlarda yemekte, aklını başına toplayıp az yemeye çalıştıkça... daha da çok yemektedir...

... Kendi gerçek yüzümü gördüm vallahi... meğer ne açgözlüymüşüm ben... kendimi durdurmazsam sonum kötü... hem öyle seviyorum ki yemeyi... aklımda da hep baklava börekler... başka hiçbir çare yok... tekrar boğazıma hâkim olmalıyım... benim sıkı bir diyete, sertinden de bir diyetçiye ihtiyacım var, yoksa iflah olmam...
Diyet yapılan dönemdeki beslenmenin doğru olduğu inanışı... diyet bittikten... bırakıldıktan sonra da tüm zararlılığını sürdürmekte, tekrar diyet yapması gerektiğini düşünen, ve açlıkların kaçınılmaz olarak kendisini beklediğini bilen diyetzede, giderek saplandığı kısıtlamalı beslenme içinde, denetimi elinden daha çok kaçırır olmaktadır.

Tekrar diyet yapmak zorunda olduğunu kafasına kazıyanlar... fazla yedikleri dönemlerde bile... kıtlığı kendilerine süreklileştirmekte... hep kıtlıktan çıkmışcasına yer hale gelmektedirler.