Zayıflama Diyetleri şişmanlatıyor ve hasta ediyor.


Diyet yapmadan, bedene enerji kısıtlamaları dayatmadan
kilo sorunlarından uzak kalmak ya da kilo vermek
mümkün.


Kısıtlama Mikrobu Çöpe dizisinden yayınladığımız kitaplarla
buluşarak Diyetsiz Kalıcı İncelik yolunda ilerleme kararı
alanlara blogumuzda tüm gücümüz ve deneyimimizle
yardıma çalışacağız.

17 Aralık 2006

Zayıflama İlaçları 5 Diüretikler (idrar söktürücüler)

Zayıflamak, bedenden belli bir miktarda yağ kütlesi kaybedilmesi anlamına gelir. Diüretikler, bireyi daha çok idrar çıkartmaya zorlayarak su yitirilmesine yol açar. 1 litre su, 1 kilo geldiğine göre... tartıya bakıldığında gözle görülür bir değişimi hemen fark etmek mümkün olur. Ancak bu yolla 2-3 kilodan fazla bir kayıp söz konusu olamaz, çünkü bedenin su rezervleri buna müsaade etmez.

Diüretik alımına son verildiğinde ise, beden sıkılmış bir süngerin tekrar su emmesi gibi, eksilmiş su rezervlerini süratle tamamlar, verdim, diye sevinilen kilolar da tartıda tekrar moral bozmaya başlar.

Yan etkileri göz önüne alındığında, diüretikleri, devamlı olarak kilo kontrolü amaçlı kullanmak mümkün değildir : dezhidratasyon, tansiyon düşmesi ve bunun yol açtığı yorgunluk, baş dönmesi... bayılma...

Bedenden su kaybıyla birlikte mineraller de yitirilir, ve özellikle önemli miktarda potasyum kaybı bazen ölümle sonuçlanan kalp ritmi bozukluklarına yol açabilir.

Günümüzde, bu tür ilaçları zayıflama amaçlı yazan “hekim”lerin hastalarına “bak sana diüretik yazıyorum, zayıflaman için” deme cesaretini, dürüstlüğünü gösterebilmesi pek kolay değildir. Ama ne var ki, (kendileri ile aynı unvanı paylaşmaktan hiç de gurur duymadığım) kimileri el çabukluğu marifet kimyasal isimler ardına gizlenebilmekte... ya da haftalık zayıflama kürünün sonunda, tartıya çıkartmadan önce, hastalarına iğne ile veya hap şeklinde çaktırmadan yutturabilmektedirler.

Bizim olaylara her zaman “kalıcı zayıflama” gözlükleri ile bakma alışkanlığında olduğumuz hatırlandığında, diüretiklerle zayıflanmaya heveslenilmesine saflık, zayıflatılmaya kalkışılmasına ise “şarlatanlık”tan başka sözcük bulamıyoruz.